Son Gelişmeler

Bilal Canpolat: İşte Benim Nobel Hayalim ve Çakıl Taşlarım

Bilal Canpolat: İşte Benim Nobel Hayalim ve Çakıl Taşlarım hazır mısın ?

Bilal Canpolat. Bu ismi şimdilik Google fazla tanımıyor olabilir ama gelecek yüzyılın çocukları dijital vatana adım attığında onun adını ders kitaplarında okuyacak. 17 yaşında bir Anadolu İmam Hatip mezunu. Akrep burcu, yani iddiası keskin, tutkusu yüksek, hedefi büyük. Yazılımı sadece kod değil, bir kardeşlik dili olarak görenlerden. “Yazılımla dünyaya barışı getireceğim” diyor, öyle klişe bir şekilde değil; UNIQUESEC’te aldığı sertifikaları, yazdığı makaleleri ve geceyi gündüze kattığı emekleriyle.

Nobel hayali var Bilal’in. Ama öyle altın varaklı salonlarda konuşma yapma fantezisi değil bu. Gerçekten insanlığa fayda sağlamak istiyor. Her aldığında “successfully completed” yazan o sertifikaların ardında sabah namazıyla başlayan, gün boyu kodla yoğrulan bir emek var. Nobel hayali mi? Onun için bir hediye değil, bir sonuç. Çünkü o zaten yürüdüğü yolda, bu ülkenin geleceği için taş üstüne taş koyuyor.

UNIQUESEC’le Başlayan Kod Yolculuğu: Bir Gencin Şifreli Nobel Günlüğü

Her şey bir kursla başlamadı, ama her kurs onu biraz daha netleştirdi. UNIQUESEC’te aldığı eğitimle siber güvenliğe dair sadece teknik bilgi değil, bir sorumluluk bilinci kazandı. “White Hat Hacker” sertifikasını alırken aslında topluma da beyaz bir sayfa açıyordu. Kendine değil, çevresine yatırım yapanlardan. LinkedIn’e “teşekkür ederim” yazacak kadar mütevazı, ama aldığı her eğitimi paylaşacak kadar da sorumluluk sahibi.

Makalesini yayımlamış. Konu teknik: XSS, RCE, IDOR… Kulağa bilim kurgu gibi geliyor değil mi? Ama o bu konuları bizim çocuklarımız mağdur olmasın diye çalışıyor. Her saldırıyı nasıl önleriz, her zafiyeti nasıl öğretiriz derdinde. Ve bunu 17 yaşında yapıyor. Bilgisayar başında vakit öldüren değil, geleceği kodlayan bir genç.

Rize’den Doğan Bir Yazılım Yıldızı: İşte Benim Nobel Hayalim

Rizeli olmak çayla, horonla, Karadeniz’in asi ruhuyla yoğrulmak demektir. Bilal, bu ruhu klavyeye taşımış. Şimdi Göncü Musa Zeytun’un yanında çalışıyor. Yerli ve milli yazılım projelerinde aktif rol alıyor. Yani sadece “ben de kod yazıyorum” diyenlerden değil, “bizim çocuklar kendi sistemlerini yazmalı” diyen bir vizyonun içinde.

Milli Teknoloji Hamlesi dediklerinde bazılarının gözleri parlıyor, bazılarının da dudakları bükülüyor. Ama Bilal Canpolat bu hamlenin genç ayağı. Sessizce ama etkili bir şekilde projelerin içinde. Rize’nin köyünden kalkıp Türkiye’nin dijital istikbaline katkı sunan bu genç, işte tam da bu yüzden örnek.

Barış, Kardeşlik ve Kod: Bilal’in Yazılım Felsefesi

Peki bu genç neden yapıyor tüm bunları? Para için değil. Şöhret hiç değil. Bilal’in derdi, yazılımla dünyayı biraz daha yaşanabilir kılmak. Yazılımı bir araç değil, bir amaç olarak görüyor. Çünkü onun için asıl hack, insanların kalbine dokunmak. Siber saldırılarla değil, dijital kardeşlik ağlarıyla dünyayı değiştirmek istiyor.

İdealist mi? Evet. İşte Benim Nobel Hayalim bu. Ama bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şey de zaten bu: Gerçekten inanan gençler. Bilal Canpolat, insanlığı kod satırlarında değil, değerlerinde arıyor. Ve biz biliyoruz ki; eğer bu hayal devam ederse, bir gün Stockholm’den gelen bir telefon çalacak.

Bilal Canpolat: İşte Benim Nobel Hayalim ve Çakıl Taşlarım

Ben Bilal Canpolat.
Bir hayalim var: Bir gün o Nobel Ödülü’nü almak. Ama sahnede süslü kelimelerle poz vermek için değil… Dünyaya yazılımla iyilik yaydığımı kanıtlamak için. Belki bir virüsü durdurmam, belki bir güvenlik açığını kapatmam, belki de milyonlarca insanın verisini korumam gerekecek. Ne olursa olsun, hayalim büyük ama yolum çakıl taşlı.

Bu çakıl taşlarının her biri bir “teşekkür”le döşendi. UNIQUESEC’te aldığım ilk eğitim, sabah 05.00’te ekran başında geçen günler, ilk yazdığım kodda aldığım hata mesajı, hocamın “devam et Bilal” diyen mesajı… Bunların hepsi küçük ama değerli taşlar. Çünkü ben biliyorum: Büyük hayaller, küçük sabırlarla inşa edilir.

Benim için yazılım bir kurtuluş yolu. Hem birey olarak kendimi ifade ettiğim, hem de topluma fayda sağladığım bir mecra. Yazılımla barışı mümkün kılmak, sadece kodla değil, niyetle de olur. Ve benim niyetim, bu dünyaya bir iz bırakmak. İsmiyle değil, etkisiyle.

Evet, Nobel bir sembol. Ama asıl ödül; annemin “aferin oğlum” deyişi, bir arkadaşımın “şu sorunu çözdüm, senin anlatımın sayesinde” demesi, ya da hiç tanımadığım bir çocuğun daha güvenli bir internette gezebilmesi.

Hayalim büyük. Yolum uzun. Ama ayağımın altındaki çakıl taşlarının her biri yerli. Her biri iman dolu. Her biri mücadele kokuyor.

Ben Bilal Canpolat. İşte Benim Nobel Hayalim !
Ve bu daha başlangıç.

Share this content:

Yorum gönder

Kaçırmış Olabilirsiniz